Daha iyi hizmet vermek için bu websitesinde çerezler kullanıyoruz.

İçeriği ve reklamları kişiselleştirmek, sosyal medya özellikleri sunmak ve trafiği analiz etmek için çerezler kullanıyoruz. Sitemizi kullanımınızla ilgili bilgileri ayrıca sosyal medya, reklamcılık ve analiz iş ortaklarımızla paylaşabiliriz. İş ortaklarımız, bu bilgileri kendilerine sağladığınız veya hizmetlerini kullanırken topladıkları diğer bilgilerle birleştirebilir.

Çerez nedir?

Çerezler, web-sitelerinin, kullanıcıların deneyimlerini daha verimli hale getirmek amacıyla kullandığı küçük metin dosyalarıdır. Yasalara göre, bu sitenin işletilmesi için kesinlikle gerekli olan çerezleri cihazınıza yerleştirebiliyoruz. Diğer çerez türleri için sizden izin almamız gerekiyor. Bu site farklı çerez türleri kullanmaktadır. Bazı çerezler, sayfalarımızda yer alan üçüncü şahıs hizmetleri tarafından yerleştirilir. İzniniz şu alanlar için geçerlidir: web.tv

Engelli hayvanları bebek şefkatiyle büyütüyor

1 izlenme
Kategori
Eklenme Tarihi
DilTürkçe
Açıklama
Hakkari’nin Yüksekova ilçesine bağlı Karlı köyünde hayvancılıkla uğraşan Osman Çakır, doğuştan engelli olarak dünyaya gelen oğlak ve kuzusuna bebek şefkatiyle bakıyor. Yüksekova ilçesinde hayvancılık yapan Osman Çakır, sürüsünde dünyaya gelen ancak ayaklarındaki sakatlık nedeniyle yürümekte güçlük çeken bir oğlak ve bir kuzuyu ailesinin maskotu haline getirdi. "Onlar dilsiz canlılar, bize emanet" diyen Çakır, engelli yavruları biberonla besleyip özel alanlarda otlatıyor. Diğer hayvanların arasında ezilme tehlikesi yaşayan yavrular, Osman Çakır tarafından sürüden ayrılarak evin bahçesine alındı.

"Biberonla besleyip gözü gibi bakıyor"
Engelli yavruları günün büyük bölümünde yemyeşil otların arasında ailenin gözetiminde tutan Çakır, annelerini emmekte zorlanan yavrulara biberonla süt veriyor. Diğer hayvanlar meralara çıkarken, özel ilgi bekleyen kuzu ve oğlak, evin hemen yanındaki korunaklı alanda adeta birer çocuk gibi ilgi görüyor.

"Zarar görmesinler diye ayrı besliyorum"
Hayvanlarına duyduğu sevgiyi dile getiren Osman Çakır, yavruların durumunu şu sözlerle anlattı: "Koyun ve keçilerim doğum yaptığında bu iki yavrunun ayaklarında sıkıntı olduğunu gördüm. Büyüdükçe durumları daha netleşti; yürümekte ve ayakta durmakta çok zorlanıyorlar. Onları meraya çıkarsam diğer hayvanların arasında ezilebilirler veya geride kalabilirler. Bu yüzden onları ayırdım. Onlara zarar gelmesin diye adeta çocuklarımız gibi bakıyoruz. Kendi ellerimizle besliyoruz, güneşten ve yeşillikten mahrum kalmamaları için her gün dışarı çıkarıyoruz."